Haber

50 yıl sonra uyardı mı? Yıkıcı gerçeği harita gösteriyor: ‘Diyarbakır artık çok kırılgan’

4 tarafı faylarla çevrili bir yerde konumlanan Türkiye, 2 önemli fay zonunu kara sınırları içinde barındırıyor. Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fayları, ürettikleri büyük depremlerle bölge tarihini etkiliyor. Yeryüzü deprem hasarına göre şekillenirken, insan hafızası her an yaşanması olası depremleri unutarak yaşamına devam ediyor. Ancak faylar bazen kendini hatırlatır cinsten ufak sarsıntılarla tedirginlik yaratıyor, tıpkı 26 Ekim’de Diyarbakır’da hissedilen 4 büyüklüğündeki sarsıntı gibi. Peki ama bu deprem ne anlama geliyor? Doç. Dr. Bülent Özmen açıkladı.

50 yil sonra uyardi mi yikici gercegi harita gosteriyor diyarbakir artik cok kirilgan Z2scvC3m.jpg

“`html

Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – 26 Ekim 2025, dördüncü büyüklükte bir deprem, Türkiye için yoğun bir analiz günü doğurdu. İstanbul’un Karadeniz açıklarında gerçekleşen sarsıntıdan yaklaşık 5 saat önce, Diyarbakır’da da 4 büyüklüğünde bir depremin hissedildiği bildirildi. Bu sarsıntı, Hani ilçesinin Kaledibi bölgesinde, yerin 13 kilometre derinliğinde kaydedildi. Bitlis-Zagros hattı çevresindeki bu deprem, Lice segmenti üzerinde meydana geldi ve potansiyel olarak büyük bir depreme zemin hazırladığı bilinen faylarla çevrili bir alanda yer aldı. Hatırlanacağı üzere, 6 Şubat Depremleri sırasında bu şehirde birçok vatandaş hayatını kaybetmişti. Diyarbakır’ın çevresindeki fay hatları, bölgeyi bir tehdit altında bırakıyor. Ancak 1975’teki büyük depremin ardından, 4 büyüklüğündeki yeni sarsıntının Diyarbakır için tam olarak ne anlama geldiği merak ediliyor. Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Afet Yönetimi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen, Diyarbakır’ın deprem durumu hakkında Milliyet.com.tr’ye bilgi verdi.

DİYARBAKIR’IN DEPREM TARİHİ HAFIZADA!

Diyarbakır, tarih boyunca birçok depreme maruz kalmıştır. Ancak, 6 Şubat Depremleri’nin ardından yaşanan son büyük sarsıntı 21 Şubat 2007’de meydana gelen 5.7 büyüklüğündeki sarsıntıydı. Yıkıcı etkisiyle hatırlanan son büyük deprem ise 1975’te Lice merkezli olarak kaydedilen 6.9 büyüklüğünde olanıydı. Bir bölgenin deprem geçmişi, gelecekteki olasılıkların tahmini açısından büyük önem taşır. Peki, Diyarbakır’ın deprem geçmişi bizlere ne anlatıyor? Doç. Dr. Bülent Özmen, durumu şöyle değerlendirdi:

“26 Ekim 2025 Pazar günü saat 14:49’da Diyarbakır’ın merkezinin yaklaşık 66 km kuzeyinde, Bingöl ve Diyarbakır ilçe sınırına yakın bir noktada, Diyarbakır’a bağlı Hani ilçe merkezinin 10 km kuzeyinde ve 13 km derinliğinde 4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bu sarsıntı, Güneydoğu Anadolu bindirme zonunun Hani ilçesinden geçen kısmında gerçekleşti. Daha önce, Hani ve Lice arasında 6 Eylül 1975’te gerçekleşen 6.9 büyüklüğündeki depremde 2.385 insan yaşamını yitirmiş, 3.339 kişi yaralanmış ve 8.149 ev ağır hasar görmüştü. Bunların yanı sıra, Diyarbakır sınırları içerisindeki diğer tarihsel depremler de dikkat çekiyor. Örneğin, 27 Kasım 1934’te 6.4, 15 Aralık 1934’te 5.8, 5 Eylül 1976’da 5.0 ve 21 Şubat 2007’de yine 5.7 büyüklüğünde depremler kaydedilmiştir.”

50 YIL SONRA UYARI MI? ‘7’DEN BÜYÜK OLABİLİR’

1975 yılı, Diyarbakır’da pek çok insanın deprem yüzünden hayatını kaybetmesine neden olan bir yıl olarak hatırlanıyor. 26 Ekim’deki 4 büyüklüğündeki deprem, 6.9 büyüklüğündeki sarsıntıyla oldukça yakın bir konumda gerçekleşmiştir. Bu durum, 50 yıl aralıkla yaşanan depremler arasında önemli bir benzerlik oluşturuyor ve akıllarda çeşitli sorular oluşturuyor. Diyarbakır için 4 büyüklüğündeki depremin anlamı ne olabilir? Doç. Dr. Bülent Özmen, şu şekilde açıkladı: “26 Ekim tarihindeki depremin merkez üssü, 1975’te meydana gelen 6.9 büyüklüğündeki depremin hemen yakınında bulunmaktadır. Bu nedenle, bu durumu uyarıcı bir deprem olarak değerlendirmek gerekmektedir. Bu ve benzeri ölçekteki depremler, bölgede büyük bir depremin gelişeceğini tahmin etmeyi sağlamasa da, buranın yüksek deprem riski taşıdığını belirtmektedir. AFAD’ın 1 Ocak 2019’da yürürlüğe giren deprem tehlikesi haritasında da bu bölge yüksek riskli alan olarak gösterilmektedir”. Ayrıca, depremin meydana geldiği alan, dikkatle izlenmesi gereken bir yer. Doç. Dr. Bülent Özmen, Lice’nin kuzeyinden geçen fay hattının, 7.0 büyüklüğünde depremlere yol açma potansiyeli olduğunu vurguladı:

“Güneydoğu Anadolu bindirme zonu, Tetis Denizi’nin Avrasya levhasının altına dalarak yitiminden sonra kıta-kıta çarpışma sınırında oluştu. Bu bindirme fayı, İran’daki Zagros Bindirme Kuşağı’nın devamı niteliğindedir ve doğudan batıya doğru Hakkari, Beytüşşebap, Narlı, Pervari güneyi, Kozluk, Kulp, Lice kuzeyi, Ergani kuzeyi gibi yerlerden geçmektedir. Bu bölgedeki segmentlerin, 26 Ekim 2025 tarihinde meydana gelen deprem Lice segmenti üzerinde gerçekleşmiştir ve bu segmentin 6.8 ila 7.1 büyüklüğünde depremler üretme kapasitesi vardır.”

‘6 ŞUBAT’TAN SONRA KIRILGANLIK ARTTI’

6 Şubat’ta yaşanan depremlerde Diyarbakır’da 6 bina tamamen çökmüş, iki büyük depremin sonuçları şehirde derin izler bırakmıştır. Bu yıkım, 414 kişinin ölümüne neden olmuştur. Ancak, yaşananların tek sonucu can kaybı ya da yıkım değil. Birçok yapı, az, orta veya ağır hasarlı olarak tespit edilmiş ve Diyarbakır’daki birçok nokta ciddi hasar almıştır. Peki, 6 Şubat’ın Diyarbakır üzerindeki etkileri neydi? Doç. Dr. Bülent Özmen, bu durumu şu şekilde özetledi:

“6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler sonucunda, Diyarbakır ilinde 8.602 binanın ağır hasar, 11.209 binanın orta hasar ve 113.223 binanın hafif hasar gördüğü görülmüştür. Bu depremin hemen yanındaki birçok hadisenin ortaya çıkması, Diyarbakır’ın deprem açısından ne denli kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor. Diyarbakır’da olası büyük bir deprem durumunda ortaya çıkacak hasarın oldukça fazla olma ihtimali yüksektir. Bu nedenle, risk azaltma çalışmalarına acilen odaklanmalı ve şehirlerimizi olası depremlere karşı daha dayanıklı hale getirmeliyiz.”

“`