İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) açıkladığı İSO Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu çalışması, sanayideki kârsızlık sorununu net bir şekilde ortaya koyarken, imalattaki kan kaybını da gözler önüne serdi. Devlerin satış kârlılığı 10 yılda yüzde 6,8’den yüzde 3,4’e düşerek yarı yarıya eridi. Varlıkların kâra dönüşme gücünü ölçen aktif kârlılığı da bu daralmadan payını aldı; İSO 500’de aktif kârlılığı 10 yılda yüzde 53,2 gerileyerek yüzde 6,2’den yüzde 2,9’a düştü. Yeni yatırım iştahını belirleyen özkaynak kârlılığı tarafında da durum farklı değil… İSO 500 genelinde söz konusu rasyo 10 yılda yüzde 63’lük kayıpla yüzde 16,2’den yüzde 6’ya inerken, yüksek finansman maliyetleri altında ezilen sanayicinin artık ürettiği değerle özsermayesini koruyamadığını net bir biçimde gösterdi.
SATIŞ KÂRLILIĞI YARIYA İNDİ
Sanayicinin ürettiği ürünü kârla satabilme kapasitesini gösteren satış kârlılığı, 10 yıllık süreçte adeta eridi. 2016-2020 yıllarını kapsayan ilk dönemde görece dengeli bir seyir izleyen rasyo, pandemi sonrası küresel tedarik zincirlerinin Türkiye’ye yönelmesi ve kur artışının getirdiği geçici rüzgârla 2021 yılında yüzde 9,5, 2022’de ise yüzde 9,3 ile tarihsel zirvesini gördü. Ancak maliyetlerin kuru yakalaması ve değerli TL’nin etkisiyle başlayan daralma süreci, kârlılığı 2024 yılında yüzde 2,6 ile son 10 yılın en dip seviyesine kadar indirdi. 2025 yılı itibarıyla yüzde 3,4 seviyesine sıkışan satış kârlılığı, sanayicinin 10 yıl önce 100 TL’lik bir satıştan 6,8 TL kâr elde edebilirken, bugün ancak 3,4 TL kâr yazabildiğini, yani kârlılık gücünün yarısını kaybettiğini gösteriyor.
AKTİF KÂRLILIKTA 2022 SONRASI SERT FREN
Sanayicinin elindeki makine parkını, tesisleri, hammadde stoklarını ve toplam varlıklarını ne kadar etkin yönettiğinin en temel ölçüsü olan aktif kârlılığının 10 yıllık seyri de üretim gücünün operasyonel olarak nasıl aşındığını ortaya koyuyor. 2016 yılında yüzde 6,2 olan İSO 500 aktif kârlılığı, 2022 yılında yüzde 12,4 ile son 10 yılın rekorunu kırsa da bu zirve çok kısa sürdü. Sıkılaşma politikaları ve talep daralmasının sanayi çarklarını yavaşlatmasıyla aktif kârlılığı 2024’te yüzde 2,2’ye çakılarak dip yaptı. 2025’te ise ancak yüzde 2,9 seviyesine yerleşebildi.
ÖZKAYNAK KÂRLILIĞINDA İRTİFA KAYBI
Kârlılık rasyolarında en kritik alarm ise firmaların kendi özkaynaklarını ne ölçüde kâra dönüştürebildiğini ölçen ve yeni yatırım iştahını belirleyen özkaynak kârlılığı cephesinde çaldı. 2016 yılında yüzde 16,2 olan İSO 500 toplam özkaynak kârlılığı, 2021 ve 2022 yıllarında yaşanan olağan dışı fiktif kârlar ve kur rüzgârıyla yüzde 35’lerin üzerine çıksa da, finansmana erişimin maliyetinin arttığı son dönemde adeta çakılarak 2025 yılı sonunda yüzde 6’ya kadar indi. 10 yıl önce yatırdığı her 100 TL’lik özsermayeye karşılık 16,2 TL kâr elde eden sanayicinin bu getirisinin bugün yüzde 6,0’ya inmesi, yüksek faiz ve enflasyon ortamında sanayicinin artık yeni yatırım yapmak bir yana, elindeki mevcut sermayeyi bile koruyamadığını acı bir matematiksel gerçeklikle tescilledi.
İKİNCİ YARIDA PERFORMANS DÜŞTÜ
Ekonomim’den Merve Yiğitcan’ın haberine göre,İSO 500’ün son 10 yılına 5’er yıllık iki dönem halinde bakıldığında, kâğıt üzerindeki yüksek kârların enflasyon muhasebesi filtresi ile aslında ne şekilde eridiği görülüyor. 2016-2020 döneminde satış kârlılığı yüzde 6,56’dan 2021-2025 döneminde yüzde 6,68’e çıkarken, aktif kârlılığı ise yüzde 6,80’den yüzde 7,00’ye gelerek neredeyse yerinde saydı. Ancak asıl dikkat çeken değişim özkaynak kârlılığında yaşandı. 2016-2020 döneminde yüzde 19,92 olan ortalama özkaynak kârlılığı, enflasyon düzeltmeli ikinci 5 yılda yüzde 18,72’ye geriledi. Bu net düşüş sanayicinin yapısal olarak sermaye tükettiğini açıkça ortaya koydu.
SERMAYE KÂRLILIĞINDA BÜYÜK AŞINMA
Sektörlerin ezici çoğunluğunda sermaye adeta eridi, 17 sektörde 10 yıl öncesine göre özkaynak kârlılığı düştü. Bu süreçte özkaynak kârlılığı en çok düşen alan diğer ulaşım araçlarının imalatı oldu; sektörün 2016’da yüzde 23,2 olan sermaye kârlılığı 40,8 puan eriyerek yüzde -17,6’ya indi. Kok kömürü ve rafine edilmiş petrol ürünleri 31 puanlık düşüşle yüzde 34,9’dan yüzde 3,9’a gerilerken; kimya sanayii de 29,9 puanlık kayıpla yüzde 24,1’den yüzde -5,8’e gerileyerek sermaye tüketti. Sanayinin hem ihracat hem de istihdamda en büyük kalelerinden olan kauçuk-plastikte özkaynak kârlılığı 26,7 puan düşüşle yüzde -7,6’ya; tekstilde de 21,9 puan düşüşle yüzde -11,0’e indi, bu sektörlerde faaliyet gösteren sanayici 10 yılın sonunda kendi koyduğu sermayeyi koruyamaz hale geldi. Bu ağır tabloda özkaynak kârlılığını anlamlı ölçüde artıran sektörler; 12,9 puanlık artışla yüzde 22,5’e ulaşan mobilya imalatı ile yüzde -15,6 ile düşük baz etkisinden yüzde 2,8’e yükselen mücevherat/bijuteri oldu.
LOKOMOTİF SEKTÖRLERDE ALARM
İSO 500’ün kârlılık performansına sektörel bazda bakıldığında ise, Türkiye’nin önemli ihracatçı sektörlerinde 10 yılda yaşanan erozyonu daha net biçimde ortaya konuyor. Buna göre, 2016’dan 2025’e 11 sektör satış kârlılığını artırmayı başarırken, 14 sektörde kârlılıklar geriledi. 2016’da satış kârlılığı negatif bölgede olan 4 sektör varken, 2025’te bu sayı 7 sektöre ulaştı. 10 yılda kârlarını en çok artıran sektör içeceklerin imalatı olurken, bu sektörün 2016’da yüzde -1,5 olan satış kârlılığı 2025’te yüzde 15,4 oldu. İçeceklerin imalatı sektöründe satış kârlılığında artış 10 yılda 16,9 puan olurken, tütün ürünleri imalatında 3,9 puan artışla yüzde 25, mobilya imalatında artış da 2,9 puan artışla yüzde 9 oldu. 10 yılda söz konusu kârlılık rasyosunu artıran diğer 8 sektörde ise artış 2 puanı geçmedi.
2016’dan 2025’e satış kârlılığı en çok gerileyen sektör 28,9 puan ile madencilik ve taşocakçılığı oldu. Bu sektörün satış kârlılığı 2016 yılında yüzde 56,1 iken 2025’te yüzde 27,2’ye indi. Satış kârlılığı en fazla geriye giden ikinci sektör 25 puan ile diğer ulaşım araçlarının imalatı olurken, bu sektörün satış kârlılığı 10 yılda yüzde 16’dan yüzde -9’a düştü. Satış kârlılığı 10 yılda 16,4 puan gerilerek yüzde -3,1’e inen kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı sektörü en fazla kayıp yaşayan üçüncü sektör olurken; Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden tekstil ürünlerinin imalatı da kayıplar sıralamasında 4’üncülük koltuğuna oturdu. Tekstilde 2016’da yüzde 5,6 olan satış kârlılığı yüzde -10,6 olarak hesaplandı.
16 SEKTÖRDE VARLIKLAR VERİMLİLİĞİNİ KAYBETTİ
Sanayicinin elindeki kaynakları ve makine parkını ne kadar verimli yönettiğini gösteren aktif kârlılığında, 10 yıllık süreçte stratejik sektörlerin bazılarında çok sert düşüşler yaşandı. 2016’dan 2025’e 25 sektörün 16’sında aktif kârlılığı gerilerken, en keskin düşüşlerden biri kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı sektöründe görüldü. Sektörün 2016’da yüzde 10,1 olan aktif kârlılığı 10 yılda 12,4 yüzde puan gerileyerek yüzde -2,3’e indi. Benzer şekilde, kauçuk ve plastik ürünlerin imalatı da 9 puanlık kayıpla yüzde 6,2’den yüzde -2,8’e düştü. Diğer ulaşım araçlarının imalatı sektörü 10,6 puanlık kayıpla yüzde 6,5’ten yüzde -4,1’e gerilerken; tekstil ürünleri imalatı 8 puanlık düşüşle yüzde 3,6’dan yüzde -4,4’e indi. Ana metal sanayii ise 6,5 puanlık gerilemeyle yüzde 6,7’den yüzde 0,2’ye inerek neredeyse sıfır verimlilik sınırına yaklaştı. 10 yılda varlık kârlılığını artırmayı başaran nadir sektörlerden tütün ürünleri imalatı 7,2 puanlık artışla yüzde 20,8’e, mobilya imalatı ise 6,4 puanlık artışla yüzde 12,6’ya ulaştı.
patronlardunyasi.com

